Ana sayfa İletişim adresi Abonelik

Suzuki VZ 800 Intruder M800 İncelemesi


Motor kullanmanın aşkı ile ilk inceleme yazımı ve ilk entrymi sizlere sunuyorum. İşallah yardımcı olur ve tercihlerinizi doğru yapmanızı sağlar. Bu incelemeye başlamadan önce bilmeniz gereken en önemli şey yaklaşık 5 yıldır istanbul trafiğinde otomobil kullandığım, iyi bir bisiklet kabiliyetim olduğu, Yamaha’dan özel olarak motor eğitimi aldığım ve bunun ilk motorsikletim olduğunu bilmenizi isterim.

Motorumuz Cruiser tarzında 800cc, V tipi, 5 vitesli ve şaft aktarmalı bir makina. 50 küsür beygir gücündeki motor yüksek torku ile tatmin edici ve keyifli.
Suzuki orjinal sitesindeki detaylı bilgilerden tam teknik özellikleri alabilirsiniz. Bu arada motorun avrupa ismi m800 amerikada ise m50 olarak geçiyor. Suzuki M50 İnternet Sitesi
Motor rodaj döneminde iken vites geçişleri oldukça kemikli ve sert. Hatta 1. vitese geçiş bazen sinir bozucu. Ama emin olun ilk bakımdan sonra motor yağı ve şaft yağı değişince kusursuz bir hal alıyor. Sanırım 2000 km civarında pamuk kıvamını almış olur.
İlk kez motor kullanacak birisi için motorla yaşayacağını başlangıç biraz çileli olabiliyor. Çünkü ağır bir makine 260 kg lik kuru ağırlık bazen insanı kan ter içerisinde bırakabiliyor. O yüzden alışma sürecinde mümkün olduğunca trafikten uzak ve yürüme hızlarında antreman yaparak makineye alışmak çok faydalı oluyor.
Ben makineyi Karaköy Korlas’tan teslim alıp benzin alana kadar akla karayı seçtim diyebilirim.
Makine tam boş depodayken 35-40 ytl arasında 97 oktan benzin alabiliyor. Bu yakıt ile ve ortalama 90 km ile sabit hızla kullandığınızda 300-400 km arasında yol yapabiliyorsunuz.
Fakat gazladığınızda bu direkt yarıya iniyor. Allah ne verdiyse gideyim derseniz 150km de bir mola vereceğiniz kesin.
Makinenin ilk hızlanması ve 0-100′ü yaklaşık 6 saniye kadar sürüyor. Bu süreden aslında ne kadar kuvvetli bir motorun bacaklarınızın altında olduğunu anlayabilirsiniz.
100-130 km hızlanmasıda gayet makul seviyede fakat daha üst hızlara çıkmak için makine çok fazla nazlanıyor. Sanki size “ben bir gezi motoruyum ve seni eğlendirmek için buradayım” diyor kısacası hız yapmak için yapılmış değil. Ayrıca 130′da iken motor titreşimi artıyor ve ses rahatsız edici oluyor.
Bu makine için olmassa olmazlar ise kesinlikle bir ön cam, sissy bar ve bolca çanta. Bol kromajlı makinemizin 1 tane bile gözü yok. Hiç bir şey koyacak yer yok.
Motorun orjinal eksozunun sesi gayet yeterli ama daha gürültülü bişi takmak isteyebilirsiniz zamanla. Farı gayet geterli aydınlatıyor. Kornası yüksek hızda bile duyulabiliyor.
Yıkadığınız zaman önce bir tur atıp sonra kurutmanız sızan suların kuruduktan sonra ortaya çıkmasını engellemek için gerekli. Yada yıkayıp gölge bir yerde 1-2 saat bekletmek’de çözüm olabilir.
Ön freni gayet yeterli aleti durdurmak için elinden geleni yapıyor. Yanlız fren yaparken direksiyonu sabit tutmak şart ayrıca arka frenle takfiye etmek gerekiyor kesinlikle. Yoksa sizi üstünden atabilir.
Bakımı yaklaşık 120 ytl tutyor ve 1000 km de ilk bakımı var daha sonra her 6000. km’de bakım yapıyorsunuz.
3 yıllık mazisi olmasına rağmen türkiyede aksesuar bulmanız neredeyse imkansız. Fakat oturma pozisyonu, iri deposu ve sim siyah rengi ile fazlasıyla gösterişli. Kısacası şehir içi trafikte zahmetli ama boş yolda tadından yenmez uzun yolada rahatlıkla çıkabileceğiniz biraz kaprisli genç bir kız gibi. Siz onu severseniz oda sizi seviyor.
Sportif kıç tarafı ve klasik ön yüzü ile bakışlar hep üzerinizde oluyor.

“Tramvay Yolu Motorsiklet Katili” Sinemalarda!


Başlıktan gayet net bi şekilde anlaşıldığı gibi tramvay yolu kesinlikle motorsiklet katili. Hele zemin ıslanmışsa değmeyin keyfine.

Bu sabah motorla ışıklardan tranvay yoluna girdim. Yaklaşık 20 metre sonra tekrar normal yola girilebiliyor. Ufak bir geçiş noktası burası kaçak dalmadım yani yola.
Raylara paralel olarak ilerlerken sağa döneceğim yere geldiğimde gidonu çevirdim ve motor yerde. Ben ise zıplak bir kurbağa kıvamında attım kendimi üstünden. Ön teker rayın üzerinden geçemedi kaydı ve küt yerdeyiz. Allahtan yürüme hızlarında olduğumuz için hazar masar yok.
Amman dikkat diyorum.

Yamaha X-Max 250 ile motora yeni bir başlangıç

Evet kısmet ise bu gün Yamaha X-Max 250 cc scooter’imi teslim alıcam. Sanırım benim için en hayırlısı olacak. Merak edenler için 1-2 fotoğraf…

Merhaba dünya!

WordPress’e hoş geldiniz. Bu sizin ilk yazınız. Bu yazıyı düzenleyin ya da silin. Sonra blog dünyasına adım atın!